Nöroloji Uzmanlarının Sorumlulukları ve Kısıtlandırılmış Yetkileri

November 6, 2016

 

Sağlık Bakanlığının tarafından yayınlanan bir genelge gereğince, hekimlerin sorumluluk aldıkları hastalarının tedavileri konusundaki kararları ne yazık ki başka uzmanlık dallarındaki hekimlerinin insiyatifine bırakılmıştır. Uzun süreden beri uygulanmakta bu olan bu durum, hastaların tedavilerinde bazı karışıklıklara yol açabilmektedir.

Nöroşirürji uzmanları olarak, hastalarımızın özellikleri nedeni ile ameliyat öncesi ve sonrasında antiepileptik ilaçlar önermek ve düzenlemek durumundayız. Sağlık Bakanlığının söz konusu uygulaması gereği, hastalıklarının seyri boyunca tüm sorumluluğunu aldığımız bu hastaların yıllar sürecek ilaç tedavilerinin karşılanması için gereken sürekli kullanım raporlarında imza yetkisi, bu hastalarda, yasa gereği, hiçbir sorumluluğu olmayan nöroloji uzmanlarına verilmiştir. Nörolojik hastalıkların cerrahisi tedavisini uygulayan nöroşirürjenler ile nöroloji uzmanları arasında bu tür ilaçların seçimi ve uygulanması konusunda her zaman fikir birliğinin olmayacağı takdir edersiniz ki mümkün olabilir. Bu durumda karar vericinin hastanın sorumluluğunu taşıyan hekim olması daha uygun değil midir?

Buna benzer bir sorun da, büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörünün medikal tedavisinde kullanılan somastatin analoglarının reçetelerinin düzenlemesi ile ilgilidir. Aylık tedavi masrafının binlerce lirayı bulduğu somastatin analogları ile ilgili tedavi, bu hastalığın öncelikli tedavisinin cerrahi rezeksiyon olmasına karşın, bazı endokrinologlar tarafından bazı gerekçelerle ısrarlı bir şekilde devam ettirildiği iyi bilinen bir uygulamadır. Çoğunlukla beyin cerrahlarının müdahalesi ve ısrarı ile bu hastalarda daha kısa sürede sonuca varılabilecek cerrahi tedavinin uygulanması hastaların sağlık güvenlik kuruluşlarına aşırı maliyetlerini önlemektedir. Bu nedenle somastatin analogları ile ilgili olarak tedavinin gerekliliği konusunda düzenlenecek heyet raporunda, özelikle endokrinolojik cerrahi ile uğraşan beyin cerrahlarının imzasının da zorunlu hale getirilmesi, bu tedavinin ısrarında etkili olabilecek etik dışı beklentilerin gerçekleşmesinin önleyecektir.

Diğer bir tedavideki karışıklıklara neden olabilecek uygulama da, infeksiyonu olan veya cerrahi riskler nedeni ile olması muhtemel olgulardaki tedavinin planlanmasında yaşanmaktadır. Cerrahi riskler nedeni ile antibiyotik başlanması planlanan olgularda, özellikle 3. Kuşak antibiyotiklerin başlanması konusunda, infeksiyon hastalıkları uzmanı olan meslektaşlarımızla anlaşmazlık yaşamaktayız. Belki kendileri açısından haklı gerekçelerle bu tedavinin başlanmasında belli kriterleri gözetlemek durumunda olmaları haklı olabilirken, geç başlanan antibiyotik tedavisi bazen iyi sonuç alınmasını geciktirmekte veya ciddi komplikasyonlara neden olabilmektedir. Bu durumda, tedavideki aksamanın neden ve sonuçlarının izah etmek zorunluluğu, bu hastaların sorumluluğunu taşıyan beyin cerrahisi uzmanlarına kalmaktadır.

Paylaşmak istediğim bu sorunların çözümü ilerde karşılaşılabilecek etik ve hukuki sorunların önlenmesinde etkili olacaktır.

Saygıyla paylaşmak istedim.

 

 

Please reload

Recent Posts

Please reload

Stay Up-To-Date with New Posts

Search By Tags

Please reload

  • Black YouTube Icon
  • Black Instagram Icon

© Prof. Dr. Ali Kurtsoy, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı